Ana içeriğe atla

SOYUNMA ODASI / ORHUN ENE


Geçtiğimiz hafta sonu başlayan TÜBAD KONUŞMALARI'nın ilk misafiri Ergin Ataman'dı . 
Koç bize, tartışmasız en başarılı olduğu konu "kadro mühendisliği" başta olmak üzere tüm çalışmalarını anlattı.
Ardından gelen tüm soruları açık yüreklilikle cevaplandırarak, bizleri bilgilendirdi.
Bu konuşmayı TÜBAD UTUBE kanalından izleme şansına sahipsiniz. 

İkinci konuğumuz Orhun Ene'ydi . Orhun ise, öz kaynaklara dönme konusunun alevlendiği bu günlerde önem kazanan bir mevzuyu bizle paylaştı;  
Genç oyuncuların A takıma adaptasyonu.

Sahaya çıktıklarında ya da antrenman giderken oyuncuları görme imkanımız var ama soyunma odasında neler olduğu pek bilinmez.

Basketbol oynayanlar çok iyi bilir;  altyapıda sizden en çok bir yaş büyük oyuncuların bulunduğu bir soyunma odası ile, babanızın yaşına yakın oyuncuların bulunduğu soyunma odası çok farklıdır.  

O soyunma odasında size adaletli davranacak bir abi belki de basketbol geleceğinizi şekillendirecektir. 
Bazen, tecrübeli bir oyuncunun ağızından çıkacak kötü bir sözcük, sizin basketboldan veya takımdan soğumanıza sebep olabilir .

Adaleti dışarıda aramak da çok akıllıca bir yol değildir çünkü tüm oyuncuların yakından bildiği "Soyunma odası bizim özelimizdir burdan laf çıkmaz." veya buna benzer bir çok slogan vardır. 

Şimdi konuya dönelim ; hepimiz biliyoruz, A takımda oynayan yabancı oyuncuların seviyesi ile genç oyuncuların seviyeleri arasında ciddi farklar var. 

Normal şartlarda hiç bir profesyonel oyuncu, verdiği emeğin, genç bir oyuncu tarafından heba olmasını istemez.

Yani, açılan bir fark sonrasında rahat rahat kazanacağı bir maçta, sırf tecrübe kazansın diye genç oyuncuların oyuna girmesini ve maçı tekrar riske sokmasını istemez.


Hikaye Orhun Ene'nin Banvit yıllarından;

Çoğu basket severin yakından tanıdığı Chuck Davis, 
farklı öne geçtikleri maçın gençler tarafından tekrar riske girmesine sinirlenmiş ve maçtan sonra, koça; 
" Koç biz her defasında maçları iki defa kazanmak zorunda mıyız ? " diye sormuş. 

Orhun Ene o gün yaptığı toplantıda Davis'e, kulübün hem 
( genç oyuncu yetiştirme ) misyonundan hem de ekonomik durumundan bahsetmiş ve organizasyonun nasıl işlediğini detaylı olarak anlatmış.

Chuck Davis'e durumu düzeltmesi kendisine yardımcı olması gerektiğini iletmiş.

"Eğer maçı ikinci defa kazanmak zorunda kalmak istemiyorsanız, genç oyuncuların gelişimine katkıda bulun."




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...