Geçtiğimiz gün sevgili dostum Ali Parlak bana 1988 yılında TRT yayınlanmış bir program yolladı, "Çivi Çakıcılığı" muhabir, sandık imalatı yapan bir gurup işçi ile röportaj yapıyor.
Ve son derece süratli bir şeklide çivileri tahtaya çakan bir işçi , kendisine günde 69.000 defa hatasız olarak çekiçle, çiviye vurduğunu söylüyor.
Yine aklıma basketbol geldi ;
Konumuz temel teknik.
Bugün sosyal medyaya ( 7 den 70'e ) dripling cambazlığı yapan oyuncuların görüntüleri düşmekte.
Peki bu kadar iyi dripling yapan oyuncunun var olduğu ülkemizde neden hala Guard oyuncu yetişmiyor ?
Dripling yaparken yerden tenis topunu alan, kukanın üzerinden atlayan, o sırada pinpon topuna tekme vurabilen bir oyuncu neden sahaya çıktığı zaman karşısındaki beş oyuncunun arasından geçip kolayca bir basket atamıyor ?
Dripling basketbolun olmazsa olmazı, " top her durumda vücudumuzun bir parçası olana kadar " hakimiyetimizi " geliştirmeliyiz.
Buraya kadar her şey güzel de..
Ancak, hepimiz biliyoruz ki topu hakimiyeti ve driplingi iyi olan her oyuncu iyi basketbolcu olamıyor.
O zaman bu jonklörlük çalışmalarını biraz daha geliştirmemiz, bireysel çalışmaları biraz daha verimli hale getirmemiz gerekmiyor mu?

Yorumlar
Yorum Gönder