Ana içeriğe atla

PANDEMİ WALT VE SİNEKLER





1970'lerde basketbol oynayanlar bilir; ; O dönemlerde Amerika'dan lastik ayakkabı, dergi kitap vs.. getirmek neredeyse imkansızdı . 


O zamanlar, Amerikan üslerinin olduğu kentlerde askerlerin ikinici el eşyalarını satan bazı dükkanlar vardı.


Benim yaş gurubumda, birçok basketbolcunun ilk Converse ayakkabısı 

( eğer alabiliyorsa , üssün içindeki dükkandan )  PX'den veya ikinci el dükkanlardan alınmadır. 


Aslında konu ayakkabı değil, konu o dükkanlardan aldığım bir kitap, sadece bir kaç resmini gördüğüm NBA oyuncusu Walt Fraizer'in bir kitabı.


NBA severlerin renkli elbiseleri ile basketbol yorumcusu olarak tanıdığı ancak zamanın en iyi guardlarından biri olan Walt'ın bu kitabı biraz dağılmış olsa da hala kütüphanemde duruyor.

  

Fraizer kitabın bir bölümünde, kolej kuralları nedeniyle bir sene maç yapmadan takım ile antrenman yapmak zorunda kaldığını ve antrenörün onu hiç hücum takımında oynatmadığını anlatıyor. 


" Bu nedenle, hücum takımına sinirlenip, onları durdurmakla kalmayıp ellerindeki topu kapmaya çalışıyordum" diyor. " Böylelikle çok iyi bir savunmacı oldum" diye devam ediyor. 


Bu arada Walt'ın, bu kitabı yazdığı dönemlerde NBA 'de en çok top kapan oyuncu olduğunu söylememe lüzum var mı bilemiyorum? 


Kitap oldukça uzun, her maç öncesi rakibi incelemesi, maç başlayınca onu denemek için bazı sahte ataklar yapması gibi detayları kapsıyor.







Bir bölümün de unutamadığım kısa bir anekdot var; Walt, iki sineği kolayca yakalayabildiğini söyleyince , arkadaşı hiç üç sineği yakaladın mı ? diye soruyor. Cevabı " sinekler beni tanıdığı için, üç tanesi hiç bir zaman yanıma yaklaşmıyor " şeklinde.


Pandemi süreci devam ediyor, bu nedenele aynı Walt'ın koçu gibi koçların çoğu (mecburiyetten) birebir normal çalışmalar yerine bire sıfır çalışmalar yapıyor.


Gerçekten merak ediyorum, bu süreçte oyuncular birebir yeteneklerini ne derece geliştirdiler. Bu süreci iyi değerlendirdiler mi ? 


Aslında henüz geç değil, bu iş biraz daha süreceğe benziyor, yeteri kadar çalışmayanlar için hala süre var. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...