Jim Boeheim tam 43 yıldır Syracuse Boby Knight ise 29 yıl Indiana'da çalıştı
Yalçın ( Granit ) abiden duyduğum bir sözü hiç unutmam " Eğer Samim ( Göreç ) Amerika'da başka bir eyalete gitseydi belki bugün Türkiye'de farklı bir basketbol oynanırdı.."
Zaman zaman basketbol camiasında "neden bizim bir Sırbistan veya bir Litvanya gibi bir ekolümüz yok? " soruları sorulur.
Günümüzde yavaş yavaş her şey globalleşirken ekoller vs.. eski anlamını kaybederken bu konuyu konuşmak önemini yitirdiyse de, bloğumda bu konuyla ilgili bir iki paragraf bulunsun istedim.
Ekol demek, belirli bir felsefeye inanmak demek.
Büyük bir ülkenin tek bir ekolü olması çok da kolay değil, başlangıçta bahsettiğim gibi Amerika'nın bir eyaletinde pasa dayalı, bir başka bir eyaletinde ise driplinge dayalı hücum düzenleri oynanıyor, yine bazı eyaletlerde baskılı savunmalar bazı eyaletlerde ise zone savunmalar ön plana çıkıyor.
Bu durumda, Amerika için belirli bir ekolden söz etmek imkansız.
En fazla milli takımlarında , siyahi oyuncuların atletiklerinden ve agresifliklerinden yararlanmak için sürekli baskı ve yüksek tempoyu tercih ettiklerini söleyebiliriz.
Ancak geçmişte Amerika'daki ekoller dediğimizde aklımıza bazı koçlar ve onlarla birlikte bazı okullar geliyordu.
Eskiden, Indiana denilince aklımıza sert savunma ve kontrol hücumu oynayan bir oyun tarzı gelirdi tabii bu sistem tamamen tam 29 sene orada antrenörlük yapan Boby Knight'a aitti .
Yine zone savunma denilince aklımıza Syracuse geliyor , bu da okulda tam 43 yıl çalışan Jim Boeheim'dan kaynaklanıyor.
Bugün ülkemizde bir basketbol koçun bu kadar uzun herhangi bir takımda kalması ihtimal dışı.
İTÜ BEŞ YIL FARKLI KOÇLA ŞAMPİYON/
AYDIN ÖRS 17 YIL EFES'DE GÖREV ALDI
Ekol olmaya yaklaşan iki organizasyondan bahsedebilirim, biri koçlardan bağımsız belirili bir oyuncu topluluğunun temsil ettiği İTÜ ekolü ( başlangıcının nasıl olduğunu, hangi koçun bu sistemin temelini attığını eski İTÜ 'ler açıklayabilirler )
Diğeri'de, bizim jenerasyonun yakından izleme şansı bulduğu tam 17 yıl Efes Pilsen'de çalışan Aydın Örs'ün sistemi.
Oldukça kapsamlı bir konu, ancak biz bu kadarı ile yetinelim.
Ve dileyelim ki, ekollerden vaz geçtik ama yetenekli koçlar kendilerini gösterecek kadar organizasyonların başında kalabilsinler.



Yorumlar
Yorum Gönder