Ana içeriğe atla

LAKERS U 14 TAKIMINDA OYNUYORUM HEDEFİM A TAKIM..

 



Bildiğiniz gibi Türkiye'de eğitim ile basketbolu bir arada sürdürmek neredeyse imkansız hale geldi.

 Bu nedenle bir çok genç eğitimini ve basketbolu birlikte sürdürmek için Amerika'ya gidiyor.


Bu konuya sonra değineceğiz ama, çoğunluk bu gençlerin orada nelerle karşılaştığını pek bilmiyor.


KEŞKE BASKETBOL OKULLARA GİRSE 


Birçok kişinin ortak fikri, ülkemizde de eğitim ile sporun birleştirilmesi.


Yıllardır konuşulan bu konunun önündeki en büyük engelin Milli Eğitim Bakanlığı ve Spor bakanlığını iş birliği yapmaması olduğunu hep duyarım.  


Ve ne zaman bu konu açılsa hep aklıma, Anadoluhisarı Spor Akademisi 'nde sayın Turgay Renklikurt'un verdiği ders aklıma gelir. 



AVRUPA'DA KULÜPLER AMERİKA'DA OKULLAR 


Hatırladığım kadarıyla, Avrupa'da ilk modern kulüp faliyetleri başta İngiltere olmak üzere büyük şehirlerin mahallerinde başlamış.

 

Bunlar daha çok atletizim, tenis ve boks gibi bireysel sporlarmış. 

Daha sonra ise takım sporlarına, futbol ile geçiş yapmışlar.. 


Bu sebeple Avrupa'da akademik eğitim ve spor arasında her zaman mesafe olmuş.

 

Akademik eğitim ( aynı ülkemizdeki gibi ) sporu çoğunlukla kendisi için bir engel olarak görmüş.

 

Çoğumuz matematik öğretmenlerimizden , "top oynayacağına ders çalışsaydın" sözünü duymuşuzdur.


Avrupa'da yaşanılanlardan ders alarak ilk adımlarını atan Amerika'da, spor akademik eğitim için bir havuç olarak kullanılmış. Ve sporu eğitimin bir parçası haline getirmek için okullara sokmuş.


Bu nedenle ortaya iki farklı sistem çıkmış ve her şey başlangıçtan bu yana farklı düzenlenmiş.

 

Dolayısıyla bugün için kökülü bir değişiklik yapmak çok zor gözüküyor.


Ancak, Basketbol, ticaret ve eğitim üçgenini bir araya getirmek için farklı yollar aranıyor. 






ROBERT KOLEJ İLE FİNAL FOURDA KAŞILAŞTIK 



Atıyorum, İstanbul'daki "X" üniversitesine basketbol bursu ile gelen Mersinli bir genç önce kendine burs veren basketbol koçuna gidiyor ve aylık antrenman programını alıyor. 


Program şöyle ;  Hafta arası her sabah antrenmanınız sabahları 5.30 ile 6.30 arasında akşamları ise 17.00 -18.30  arasında .

 

Daha sonra okula, öğrenci işlerine gidiyor ve ders programını alıyor. 


İlk derse girdiğinde, sporcu olduğu için kendisine hiçbir iltimas yapılmadığını, farklı bir dünyada olduğunu görüyor ve ders çalışmak zorunda olduğunun bilincine varıyor. 


Programa göre sabah 5.30 daki antrenman için kalkacağı saat ile, akşam antrenmandan döndüğü saat arasında akşam yemeği yemek ( sağlıklı beslenmek ) ve ders çalışmak zorunda. 


Ve eğer derslerinde başarısız olursa bursunu kaybetmek ve okulu bırakmak zorunda kalacak. 


Sizce sporculuk sayesinde sosyal yaşamın gözdelerinden biri olmaya aday bir gencin, faliyetlere katılmaya zaman bulmaması ve sadece ders çalışarak ve antrenman yaparak günlerini geçirmesi ülkemiz için ne derece gerçekçi olabilir.


Sizce bu sistem Türkiye'de sürdürülebilir mi?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...