Ana içeriğe atla

Kayıtlar

SAVUNMAYA DÖNERKEN ALINACAK POZİSYONU NASIL ÖĞRETİRSİNİZ

Maç seyrederken bazı takımların savunmaya geri gelişini hayranlıkla seyrediyorum. Öyle bir geri dönüş ki, t opu getiren oyuncu adamını geçse bile rakip takımın diğer oyuncuları ile karşılaşacağını düşünerek atak etmekten vaz geçiyor.   Savunma sahayı daraltmış ve hücum edecek çok kısıtlı bırakmış.    Bu oyunculara bireysel olarak öğretilecek bir konu değil, ( Belki bireysel olarak video üzerinde çalışabilirsiniz ) ancak takım halinde sahada öğretilmesi daha etkili olacağını düşünüyorum. Çoğu koç bunu ihmal ediyor, ( açıkçası başka bir şeyler çalışırken arada bir iki uyarı yapılıyor ama bu bilgi hedef alınmıyor ) neticede oyuncular zamanla kendi kendilerine öğreniyorlar ama erkenden neden öğrenmesinler?    “Savunmada topa göre doğru yerleşmek ve bu durumu hem kendi adamına hem de topa göre muhafaza etmek, top ve adam hareket ettikçe doğru pozisyonu koruyarak gerilemek” çok önemli bir teknik-taktik bilgi."   Takımınızda bunu bilemeyen tek bir oyuncu varsa çok...

BİREYSEL ANTRENÖRLÜK ÜZERİNE

Bireysel antrenörlük son yıllarda basketbolun önemli bir parçası haline geldi. Özellikle oyuncuların teknik gelişimine yönelik çalışmaların artması, bu işi yapan antrenörlerin de daha fazla görünür olmasını sağladı. Ama bireysel antrenörlüğün dışarıdan göründüğünden çok daha zor bir iş olduğunu düşünüyorum. Çünkü yıldız seviyesine ulaşmış bir oyuncuyla çalışmakla henüz profesyonel olmamış bir altyapı oyuncusuyla çalışmak aynı şey değil. Belirli bir seviyeye gelmiş, temel teknik portföyü oturmuş bir oyuncu size geldiğinde durum daha farklı.  Oyuncu ne istediğini biliyor, sizin ona öğreteceğiniz yeni bir hareketi veya beceriyi maçta denemeye hazır oluyor. Sizin işiniz de bir anlamda daha kolaylaşıyor. Hakeem Olajuwon'un kendi salonunda Kobe Bryant dahil birçok ünlü oyuncuyla bireysel çalışmalar yaptığını biliyoruz. Her şeye sahip olmuş bir oyuncu için, yıllar sonra yetiştirdiği bir oyuncunun maçta öğrendiği bir hareketi yaptığını görmek belki de başlı başına büyük bir mutluluktur. AM...

KOŞARKEN DEĞİL YÜRÜRKEN DAHA İYİ DÜŞÜNÜRÜZ !

Uzun zamandır dikkatimi çeken bir konuyu, bu yıl altyapı milli takım maçlarında daha sık görünce sizinle paylaşmak istedim. Yaklaşık on yıl öncesine kadar, boyalı bölgeye giren kısa oyuncuların savunmadan kurtulmak için sürekli çabuk ve kaçarak hareket etmesi çok normaldi.  Bu anlayış, basketbolun seyredilmesi en zevkli sahnelerini ortaya çıkarıyordu: yıldırım hızıyla potaya gidişler, smaçlar, bloklar, harika asistler… Ancak zaman içinde farklı bir hücum anlayışı ortaya çıkmaya başladı. Boyalı bölgede çok daha yavaş hareket eden, adeta yürür gibi ilerleyen oyuncular görmeye başladık.  İlk bakışta hiç de güzel görünmüyordu. Fakat bu oyuncuların daha az hata yaptığını ve çoğu zaman savunmayı daha dengesiz yakaladığını fark ettim.  Sonucun estetikten daha önemli olduğu basketbolda, bunun önemli bir oyuncu özelliği olduğunu düşünmeye başladım. Yaklaşık beş yıl önce de bu hareketi oyuncularıma öğretmek için bir drill tasarladım.  (Yazının sonundaki videoda görebilirsiniz....

GEÇİŞ OYUNU GEÇİŞ ANI

Yıllardır hızlı hücum ve geçiş hücumu üzerine birçok seminer verdim. Önce altyapıda uygulanabilecek hızlı hücum prensiplerini, ardından da bugün basketbolun en popüler kavramlarından biri haline gelen geçiş hücumunu uygulamalı olarak anlattım. Son yıllarda ise önemli bir şey fark ettim. Yaklaşık on beş yıl boyunca altyapı ve Süper Lig takımlarında sezon içinde yaptırdığım hızlı hücum çalışmalarının, seminerlerde gösterdiğim klasik hızlı hücum ve geçiş hücumu drilllerinden çok daha öğretici olduğunu gördüm. Altyapıda yapılan bu drilller, oyunculara hızlı hücum prensiplerini öğretmek amacıyla hazırlanıyor. İçlerinde maçta yaşanabilecek birçok senaryo var. Ancak basketbolun doğası gereği, maç içinde ortaya çıkan sonsuz sayıda durumu bu çalışmaların içine sığdırmak mümkün değil. Üstelik bu drilller oyunun öncesini ve sonrasını da kapsamıyor. Oysa basketbolda hiçbir hücum boşluktan başlamıyor. Her hücumun bir öncesi, her savunmanın bir sonrası var. Ben oyuncunun alışkanlıklarının da tam bu ...

SLOVENYA U20 SET OFFENSE

 

ÇOCUĞUNUZUN KULACINI HİÇ ÖLÇTÜNÜZ MÜ ?

Basketbolda kesin cevabı olmayan bazı sorular var. Bunların başında da şut geliyor. Amerikalı bilim insanlarının bu sorunu aslında çoktan çözdüğünü ama basketbol artık milyarlarca dolarlık bir sektör olduğu için ekonomiye zarar vermemek adına açıklamadıklarını söylesem... Tabii ki şaka yapıyorum. Gerçek şu ki, yıllardır yüzlerce şut kampı düzenleniyor, sayısız antrenman yöntemi geliştiriliyor, yeni cihazlar ve farklı teknikler ortaya çıkıyor.  Buna rağmen şut konusunda herkesin kabul ettiği tek ve kesin bir yöntem hâlâ yok. Belki de işin güzelliği burada. Eğer şut atmanın kusursuz formülü bulunsaydı, basketbol bugünkü kadar keyifli bir oyun olmayabilirdi. Benzer bir durum ribaund için de geçerli. Bazı oyuncular topun nereye düşeceğini adeta hissediyorlar.  Elbette doğru pozisyon almak, rakibi box-out yapmak ve zamanlamayı iyi ayarlamak ribaundun temeli.  Bunlar çalışılarak geliştirilebilir.  Ancak sadece bunlarla, sıçrama özelliği sınırlı bir oyuncuyu çok iyi bir rib...

BANA GÖRE PICK AND ROLL

Sene 1971 Spor Sergi Sarayı Aydan Siyavuş'un koçluğunu yaptığı Galatasaray ile İTÜ Genç erkekler finali oynuyor . Pick and Roll oynayan ( şutu atan bendeniz ) perdeyi koyan Efe Aydan benim içeri girmemi bekleyen rahmetli Engin Domaniç ve perdeye takılan Sami arkadaşımız.  BANA GÖRE PICK AND ROLL  Bu yazıyı, oyuncu yetiştirme anlayışı arasındaki farkı anlatabilmek için yazdım.  Elbette hem pick and roll oynayan hem de topsuz oyun oynayan takımlardaki oyuncular adam adama savunmayı da öğreniyor, zona hücum etmeyi de.  Ben sadece konuyu daha net anlatabilmek için uç örneklerden yola çıktım. Bugün bir basketbol maçı izlediğinizde pick and roll oynamayan bir takıma rastlamak neredeyse imkânsız. Hatta günümüzde hâlâ Triangle Offense ile dikkat çeken takımlar var. Yakın zamanda böyle bir takımı izlerken, "Demek ki pick and roll olmadan da hücum edilebiliyor." diye düşündüm. Fakat maçın en kritik anlarından birinde onlar da pick and roll oynadılar. Çünkü açık konuşmak gereki...