
Eskiden , mahallenizdeki veya okuldaki açık sahada biraz basketbol oynadıysanız ve yetenekliyseniz beden eğitimi öğretmeniniz sizi bir takıma önerir veya arkadaşınız sizi oynadığı kulübün antrenmanına çağırırdı .
Antrenmana
gittiğinizde antrenör veya ilgili sizi beğenirse lisans çıkarmak için nüfus
cüzdanınızı ve vesikalık fotoğrafınızı isterdi.
Ve
bundan sonra siz de bir kulübün basketbolcusu olurdunuz .
Antrenmanlara katılmanız veya maçlarda oynamanız için kimse sizden para filan istemezdi.
Daha
sonra geniş imkanlara sahip şirket takımları
kuruldu ve oyuncu taramaları başladı, basketbolu hiç bilmeyen uzun boylu
çocuklar bu gurubun içine dahil olmaya başladılar.
Ondan
sonra işler tamamen değişti, oyunculardan ücret alarak varlıklarını sürdüren
yeni kulüpler ortaya çıktı .
Her neyse,
netice olarak paralı parasız bir kulübe basketbolcu olmak için giden çocukların
yaşayacağı bir süreç var ve ben de farklı bir pencereden bu süreci özetlemeye
çalıştım
BÖLÜM
BİR
Oyuncu
ilk salona girdiğinde antrenör önce gencin boyuna ve kilosuna eğer varsa
yanındaki velisinin fiziğine bakarak ilk değerlendirmesini yapar.
(
Çocuğunuzu ailenin en uzun ferdiyle antrenmana yollayın :)
Daha
sonra nasıl topu yere vurduğuna ve çembere nasıl attığına bakar. Eğer koç
tecrübeli ise , bu hareketler sırasında oyuncun patlama gücü, çevikliği ve topa
yatkınlığı gibi konularda fikir sahibi olur.
Bundan
sonra ise en önemli an gelir çocuğun algılama hızını öğrenmek .
Koç
çocuğa önceden bilmediği bir hareket gösterir ve uygulamasını ister.
BÖLÜM
İKİ
Daha sonra
takım halinde ,savunmasız bireysel temel teknik çalışmaları yapılır .
Dripling
,pas ,şut dirilleri ..
Aslında
her bir temel teknik nasıl olsa ileride gelişecektir ancak dirillere uyum
sağlamak, zamanında pas dripling şut cut yapmak ,koç için çok önemlidir.
Bu
çalışmalardan sonra koç artık oyuncunun seviyesini öğrenmiştir .
Ve o
oyuncuyu kafasında bir yerlere koymuştur.
Eğer uzun
boylu ve iyi dripling yapıyorsa kesin olarak ön plandadır .
Daha
sonra savunmalı antrenmanlar başlar, burada iki çeşit oyuncu söz konusudur.
Daha çok ön plana çıkmayı başaranlar ,agresif ve kontrolsüz olanlardır
diğerleri ise yavaş kaldıkları için zorlanırlar.
Koç
agresiflerle daha fazla ilgilenir, sebebi maçlarda onlardan daha fazla
yararlanacağını düşünmesidir.
BÖLÜM ÜÇ
Maçlara
hazırlık olarak takım çalışmaları yapılır. Savunma ve hücum düzenleri anlatılır
. Bazı oyuncular geç anlar, bazıları erkenden anlar .
Koç
artık hangi oyuncuların dediklerini yapabileceğini, hangilerinin yapamayacağını
anlamıştır.
Belki bir,
iki oyuncunun maç içinde göstereceği reaksiyon dışında kafasında sorun
kalmamıştır.
BÖLÜM
DÖRT
Ve maç
başlar genelde antrenmanda yapılan maçlara hiç benzemeyen bir görüntü çıkar . Genç
koçun maç içinde oyunu durdurma şansı olmadığından, kenardan bağırmaktan ve
oyuncu değiştirmekten başka çaresi yoktur.
Aynı
sırada veliler de bağırıp çağırmaktadır.
Bu
maçlarda iyi dripling yapan ve uzun boylu güçlü oldukları için ribaunt alanlar
ön plana çıkar .
BÖLÜM
BEŞ
Artık
maç tecrübesi kazanılmıştır. Oyuncu koçun antrenmanda çalıştırdıkları ve maçta
yapılanlar arasında bir bağ kurmaya başlamıştır.
Ve, koçu
,velisi çevresi vasıtası ile bir basketbol aklı oluşmaya başlar.
Genellikle
koçlar oyuncuları ,takımı için en uygun olan pozisyonda ve sürede oynatmaya çalışırken, oyuncu,
velilerden ve çevreden etkilenerek daha
uzun süre ,farklı bir pozisyon ve oyun şeklinin daha yararlı olacağını düşünür.
BÖLÜM
ALTI
Artık
yolun yarısı geçilmiştir. Elemine olanlar dışındaki oyuncular hakkında herkes
bir fikir sahibidir .
Onlar
için, bazıları ileride çok iyi oyuncu olacak, bazıları sadece rol oyuncusu
olacak, bazıları ise hiçbir şey olamayacaktır.
Oyuncu
da bunları duyar ve etkilenir. Bazı veliler bir şey olmayacağı söylenen çocukları
için çırpınmaya başlar, kulüp değiştirir koç değiştirirler.
BÖLÜM
YEDİ
Artık
binlerce çocuktan geriye elli çocuk kalmıştır ve onlarda birinci ligden aşağıya
doğru takımlarda yer almaya çalışırlar. Ve en fazla aralarından on tanesi
birinci lig üç tanesi A milli takım şansını ele geçirirler.
BÖLÜM
SEKİZ
Artık
seneler geçmiştir. Bazıları için altyapıda yaşanan turnuvalar bir hatıra olarak
kalır . O zamanlar, şampiyonalarda nasıl eğlendiklerini arkadaşlarına anlatırlar.
Aralarından
çıkan ve ligde oynayan oyunculardan eskiden nasıl daha iyi olduklarını
konuşurlar.
Diğerleri
ise o günleri çoktan unutmuş, daha fazla süre alabilecekleri daha fazla para
kazanabilecekleri imkanlar peşinde koşarlar.
Yorumlar
Yorum Gönder