Ana içeriğe atla

MAÇ ÖNCESİ KONUŞMASI




Bu sene, TV’ler Euroleauge maçları öncesinde  kameralarını soyunma odaların soktular.

Ve böylece herkes, üst seviyedeki koçların maç öncesi soyunma odasında neler söylediklerini duydu .


Aslında maç öncesi konuşmalar her zaman ve her devirde tartışılan bir konudur .

Maçın oynanacağı gün , ( zamanlama ve içerik her koça göre değişkenlik gösterse bile ) rakip takım için  yapılan hazırlıklar ve takımın, o maça mahsus yapacağı taktik konuların konuşulur. 

Ancak bu konuşmalar, takımın bulunduğu kategoriye ve koçun anlayışına göre değişebilir.



 Bazı koçlar rakip takımı hiç analiz etmez ve sadece kendi takımının uyguladığı düzenleri tekrar eder . ( John Wooden )

Bazıları sadece motivasyon bölümüne ağırlık verir.

Bazı koçlar ise, rakibi en ince ayrıntısına kadar inceler ve oyuncularına yapılacakları her şeyi detaylı bir şekilde anlatır.

ALTYAPIDA HEYECAN DORUKTADIR



Altyapıda ise bu konuşmaların ayrı bir yeri vardır.

Çünkü heyecanın en üst seviyeye çıkması, oyuncuların, konuşulanları anlamalarını imkansız hale getirir.

Tecrübelerime dayanarak söylüyorum ,bazen oyuncular heyecandan odada kimlerin olduğunu bile fark edemezler.

Bu nedenle maçtan bir gün önce veya maç sabahı bir teknik toplantı yapmak her zaman daha geçerlidir.

Maç günü ise, soyunma odasında eğlenceli, sözlü oyunlar oynayarak oyuncuları gevşetmek uzun ve ciddi konuşmalardan daha yararlı olur.

Ben, bu tezi her ne kadar alt yapı için tavsiye etsem de Phil Jackson, böyle bir yaklaşımın her yaş gurubu için geçerli olduğunu söylüyor ve izah ediyor ;



PHIL JACKSON

Çoğu koç , talimatlarını oyuncular sahaya çıkmadan önceki on beş yirmi dakikalık süreye sığdırmaya çalışırdı.

Fakat vücudu adrenalin pompalarken bir oyuncunun kavraması sınırlıdır.

Bu, derin sol beyin konuşmaları için uygun bir zaman değildir.

Bu ,savaş meydanına çıkmalarından evvel oyuncuların zihinlerini sakinleştirme ve birbiriyle olan ruhsal bağlarını güçlendirme zamandır.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...