Bu sene,
TV’ler Euroleauge maçları öncesinde kameralarını
soyunma odaların soktular.
Ve
böylece herkes, üst seviyedeki koçların maç öncesi soyunma odasında neler
söylediklerini duydu .
Aslında
maç öncesi konuşmalar her zaman ve her devirde tartışılan bir konudur .
Maçın
oynanacağı gün , ( zamanlama ve içerik her koça göre değişkenlik gösterse bile )
rakip takım için yapılan hazırlıklar ve
takımın, o maça mahsus yapacağı taktik konuların konuşulur.
Ancak bu
konuşmalar, takımın bulunduğu kategoriye ve koçun anlayışına göre değişebilir.
Bazıları sadece motivasyon bölümüne ağırlık verir.
Bazı
koçlar ise, rakibi en ince ayrıntısına kadar inceler ve oyuncularına
yapılacakları her şeyi detaylı bir şekilde anlatır.
ALTYAPIDA
HEYECAN DORUKTADIR
Altyapıda
ise bu konuşmaların ayrı bir yeri vardır.
Çünkü heyecanın
en üst seviyeye çıkması, oyuncuların, konuşulanları anlamalarını imkansız hale
getirir.
Tecrübelerime
dayanarak söylüyorum ,bazen oyuncular heyecandan odada kimlerin olduğunu bile
fark edemezler.
Bu
nedenle maçtan bir gün önce veya maç sabahı bir teknik toplantı yapmak her
zaman daha geçerlidir.
Maç günü
ise, soyunma odasında eğlenceli, sözlü oyunlar oynayarak oyuncuları gevşetmek uzun ve ciddi
konuşmalardan daha yararlı olur.
Ben, bu
tezi her ne kadar alt yapı için tavsiye etsem de Phil Jackson, böyle bir
yaklaşımın her yaş gurubu için geçerli olduğunu söylüyor ve izah ediyor ;
PHIL JACKSON
Çoğu koç
, talimatlarını oyuncular sahaya çıkmadan önceki on beş yirmi dakikalık süreye
sığdırmaya çalışırdı.
Fakat
vücudu adrenalin pompalarken bir oyuncunun kavraması sınırlıdır.
Bu,
derin sol beyin konuşmaları için uygun bir zaman değildir.
Bu
,savaş meydanına çıkmalarından evvel oyuncuların zihinlerini sakinleştirme ve
birbiriyle olan ruhsal bağlarını güçlendirme zamandır.





Yorumlar
Yorum Gönder