2011 yılında İvkovic’in antrenörlüğünü yaptığı Olympiacos, çok büyük bir bütçe
ile kurulmuştu ve bu takımda üç tane lider vardı, Spanoulis, Teodosic ve dün akşam Tv de
yorumculuk yapan Papaloukas.
Ayrıca
bu takım NBA dan yeni gelen Nesterovic ve formunun zirvesindeki Bourousis gibi
önemli isimlerle sezona başladı.
Ancak bu müthiş kadro beklenenin aksine yarı finali bile göremedi.
Dün
oynan maç, bana o sezonu hatırlattı, bir takımda üç lider hem birbirleriyle hem de koçlarıyla mücadele ederken bir yandan da maçı kazanmaya çalışıyorlar.
Şimdi
kimdir bu üçüncü lider diye düşünebilirsiniz.
Teodosic ve
De Colo’nun yaklaşık bir ayı aşan sakatlıkları sırasında tek başına
takımı taşıyan Aeron Jackson.
Zaten Jackson’un
maç içindeki görüntüsü ve oyundan çıkarken ki memnuniyetsizliği, onun çoktan liderliğe soyunduğunu gösteriyordu.
İyi
oynarken dinlendirmek için oyunda alınmak, tam ritim bulmuşken oyundan çıkmak,
lider oyuncular için en büyük sorun.
Ve CSKA 'nın liderleri bunu yaşadılar.
Aslında
bahsettiğim üç oyuncunun istatistikleri her ne kadar iyi gözükse de, maçı
kazandırmaya yetmedi .
Diğer
tarafta ise rollerini kabul etmiş, aynı basketbol aklını kullanan bir ekip
vardı.
Lider
kötü oynadığı zaman oyundan sakin bir şekilde çıkıyordu (maç sonrası bununun
nedenin kendisini durdurmak için rakibin yaptığı özel hazırlık olduğunun
söylüyordu ) . Ancak en kritik anda tekrar oyuna girdiğinde rakibin dağılan konsantrasyonundan
yararlanarak ( pick and roll sırasında ardan geçerek attığı turnike ) takımına
maçı kazandırıyordu.





Yorumlar
Yorum Gönder