Kadın basketbolu ile ilgili bir yazı yazmaya başladım, biraz uzun bir yazı olacak ve tecrübelerime göre daha az okunacak.
Yazı, benim Erkekler birinci lig antrenörlüğü yaptığım sezonun ardından o günlerde hiç ilgi duymadığım kadınlar basketbol liginde, orta seviyedeki bir takımda antrenörlüğe başlamamla alakalı .
Yazının ilk bölümüne geldiğimde, bugün altyapıda yaşadığımız bir sorunla karşılaştım ve bu bölümü kısaca sizinle paylaşmaya karar verdim .
BİLİNÇSİZ AGRESİFLİĞİN ZARARLARI
Gençliğin verdiği heyecan ile yarışmanın verdiği heyecan birleşince savunma ve hücumda ortaya çıkan agresiflik bu oyunu gençlere öğretmemize mani oluyor.
Kısa vadede başarıyı hedefleyen ( genç ) koçlar bu heyecandan doğan agresifliği körükleyerek maç kazanmayı amaçlıyorlar ve bu nedenle ortaya kaos basketbolu çıkıyor.
Savunmada "saldır saldır", hücumda "yürü yürü" uyarıları ortaya basketbol oyununu bilmeden oynamaya çalışan basketbolcuların çıkmasına neden oluyor.
Isınma koşusunu yarış gibi algılayan çocuklara, bu koşunun yarış olmadığını ve sakatlanmamak amacı ile vücut ısımızı artırmak için yaptığımızı anlatacak sabrı göstermemek bu sorunun başlangıcı.
Bence önce sakin ve bilinçli bir eğitim vermek, yaş icabı
( hormonal olarak ) yaşanan heyecanı durdurmak koçların vazifesi olmalı.
Rakiplerin şuursuzca yaptıkları agresiflik karşısında alınan yenilgilere katlanmak işin en zor tarafı.
Bu durumu velilere ve basketboldan anlamayan yöneticilere izah etmek her ne kadar zor da olsa..
Başarabildiğimiz takdirde basketbolu bilen oyuncular, antrenörler ve yöneticiler yetiştirebiliriz.
( Bak basketbol tarihi )




Yorumlar
Yorum Gönder