Ana içeriğe atla

BİREYSEL OYUNCU KOÇLARINA



Bugün sıklıkla gündeme gelen bireysel  antrenmanların geçmişine baktığımda bu çalışmaların iki farklı şekilde yapıldığını hatırlıyorum. 

Bunlardan birincisi, oyuncuların maçlarda gördüğü hareketleri, açık sahalarda önce tek başına deneyip daha sonra arkadaşları ile maç yaparken uygulamasıydı. 

Diğeri ise kulüp bünyesinde yapılan çalışmalardı; bunlar altyapıda yaz süresince yapılır, kış aylarında da ise sabah antrenmanlarında ve akşam antrenmanlarının hemen başında bu temel teknik hareketleri tekrar edilirdi. 

Bazen oyuncular hoşlarına giden hareketleri tek pota maçlarda uygulayıp kendi portföyüne ilave ettikten sonra kulüp antrenmanlarına gittikleri zaman, koçların o hareketi beğenemeyip " bunu uygulamanı yasak ediyorum " demesi olağan bir durumdu.

Örneğin; geriye doğru zıplayarak atılan bir "fadeway  jumpshoot"  bazı koçlar tarafından fantezi olarak kabul edilir "önce düz zıpla at, ondan sonra geri zıplayarak atarsın" diye değerlendirilirdi. 

Bunu yana sıra "ben tek zamanlı stop istemem, muhakkak  çift zamanlı kullanacaksın" diyen koçlar bile vardı.

Kulüplerde takım halinde yapılan bireysel gelişim antrenmanlarında  "zaman" hep sorun oluyordu. 

Ancak koçun sabah antrenmanda gösterdiği hareketi, akşam antrenmanda -başarısız bile olsa -uyguladığınızda "aferin"i alıyordunuz.

Günümüzde "özel" bireysel oyuncu antrenörlerinin ortaya çıkması bu önemli sorunu derinleştiridi. 

Bireysel koç, oyuncunun yararına olacağını düşündüğü teknikleri oyuncuya öğretiyor ancak bazı teknikler kulüp takımı koçunun hoşuna gitmiyor. 

Bu durumda ne yapmak lazım? 





Önce "hızlı hücumda bireysel oynayalım, yarı sahada takım oyunu oynayalım" aldatmacasından kendimizi kurtaralım. 

Topa daha çok sahip olan oyuncu istesede istemese de her zaman arkadaşlarından üstün pozisyonda olduğunu düşünür. O karar veren oyuncudur, diğerleri ona tabidir. 

Bu açıdan baktığımızda itiraf etmeliyim ki, ben de zaman zaman takımım için iyi olan teknikler ile,  oyuncu için ( bireysel olarak ) daha iyi olacağını düşündüğüm teknikler konusunuda ikilemde kalıyorum. 

Örnek vermek gerekirse; ben altyapıda paslaşmanın takım oyununu ve daha fazla oyuncuya fırsat vermek açısında  gelişimlerini desteklediğini düşünüyorum. 

Ama oyuncunun bireysel açıdan gelişimini önemseyen Cem Akdağ, (kısa veya uzun fark etmez) top hakimiyeti iyi olan oyuncunun dripling ile potaya gitmesini ve pozisyonu asist veya şut ile neticelendirmesini tercih ediyor. 

Önce aradaki farkı bir örnekle netleştirmek gerek; hızlı hücum sırasında topu kendi sahanda aldıktan sonra, karşındaki adamları geç sonuna kadar git ve sonunda pozisyonu asist veya atış ile bitir kavramı ile, kendi sahanda topu aldıktan sonra hızlı hücuma başlamak için hemen pas ver depar at kavramı burada çatışıyor.

Bu ikilemi benim açımdan aşmanın yolu, belirli bir yaş gurubundaki takımı pas ile oynatmak ve  bireysel çalışmaları en az iki kişi ile yaparak oyuncuların pas tekniğini geliştirmek, belirli bir yaş sonrası ise, oyuncunun yeteneğine göre dripling basketbolun geçmek .

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...