Ana içeriğe atla

BASKETBOL DEĞİŞTİ PEKİ TEMEL TEKNİKLER ...









Basketbolda ne değişti?
Bu soruya rahatlıkla oyun temposunun yükselmesi ve savunmadaki agresifliğin artması cevabını verebiliriz.

Peki, bu yükselen tempoya ayak uydurmak için yıllardır kullandığımız çalışma kalıpları hâlâ yeterli mi?
Bir miktar fayda sağlıyor olabilir; ancak artık antrenman alışkanlıklarımızı ciddi şekilde sorgulamamız gerekiyor.

Geçmişte, maçların son bölümlerinde ya da belirli anlarda baskılı savunmaya başvurulur, hızlı hücum ise genellikle geri koşmakta zorlanan takımlara karşı denenirdi. Bu nedenle her takımın net bir pres çıkışı vardı. Hızlı hücum çalışmaları da büyük ölçüde birbirine benzeyen, standart kalıplardan oluşurdu.

Bugün ise durum tamamen farklı. Maçın ilk anından itibaren tam sahaya yayılan, rakip topu potaya bırakana kadar süren agresif savunmalar görüyoruz. Topu ele geçirdikten sonra ise neredeyse her pozisyonda hızlı hücum denemeleri yapılıyor. Artık hızlı hücum bir “opsiyon” değil, oyunun doğal bir parçası.

Bu yüzden çalışmalarımızı öncelikle geçiş hücumu ve geçiş savunması ekseninde ele almalı, tüm planlamamızı buna göre yapmalıyız.

Eskiden koçlar;

  • tek elle pas vermeye,

  • tek elle pas almaya,

  • tek elle ribaund almaya,

  • arkadan ya da bacak arasından yön değiştirmeye

riskli olduğu gerekçesiyle izin vermezlerdi. Hatta bugün neredeyse her maçta gördüğümüz gözyaşı damlası (floater) ve geri kaçarak atılan şutlar, uzun yıllar “fantezi” olarak değerlendirilirdi.

Savunmada ise topa el sokmak, pas arası yaparken el–kol teması kurmak, şutlara sıçramak adeta yasaktı.

Ancak günümüz basketbolunda bu tempo ve agresifliği yakalayabilmek için, geçmişte yasaklanan ya da riskli görülen bu teknikleri uygulamak zorundayız.

Örneğin; yıllar önce backdoor sayısı bulmak için kullandığımız bir oyunumuz vardı (Basketbol Tarihi adlı Instagram hesabımın ilk videosunda izlenebilir). O dönem bu yöntem işe yarıyordu. Bugün ise aynı şekilde backdoor atmanız neredeyse imkânsız. Çünkü savunma oyuncusu, topun kendi tarafına doğru geldiğini gördüğü anda savunduğu oyuncuya sarılıyor. Temas alan hücum oyuncusu hareketsiz kalıyor ve cut yapamıyor.

Günümüzde backdoor oynayabilmek için farklı bir yol denemek gerekiyor. Önce ters tarafta başlayarak savunmayı gömülü hâle getirmeli, ardından ani bir hızlanmayla onun tarafına yönelmeli ve savunmacı henüz temas kurmak üzereyken backdoor pasını vermelisiniz.

Kısacası;
Daha önce de söylediğim gibi, artık temel teknikleri ve onları nasıl öğrettiğimizi sorgulamanın zamanı geldi.



What has changed in basketball?
We can easily answer this question by pointing to the increased pace of the game and the rise in defensive aggressiveness.

But are the training patterns we have been using for years still sufficient to keep up with this faster tempo?
They may still provide some benefit; however, it is now necessary to seriously question our training habits.

In the past, full-court pressure defense was usually applied only in the final stretches of games or in specific moments, and fast breaks were mostly used against teams that struggled to get back on defense. As a result, every team had a clear and well-defined press break. Fast-break drills were also largely based on standard, almost identical patterns.

Today, the situation is completely different. From the very first moment of the game, we see aggressive defenses spread across the entire court, continuing until the opponent finishes at the rim. After gaining possession, teams attempt fast breaks in almost every situation. Fast breaks are no longer an “option”; they are a natural part of the game.

For this reason, we should structure our training primarily around transition offense and transition defense, and plan everything accordingly.

In the past, coaches did not allow:

  • one-handed passing,

  • one-handed catching,

  • one-handed rebounding,

  • changing direction behind the back or between the legs,

arguing that these were too risky. Even moves we see in almost every game today—such as the floater and step-back shots—were considered “fancy” or unnecessary for many years.

Defensively, reaching for the ball, making hand or arm contact while jumping passing lanes, or contesting shots aggressively were almost forbidden.

However, in today’s basketball, in order to match this pace and aggressiveness, we must apply the very techniques that were once banned or considered risky.

For example, years ago we had a play we used to score with backdoor cuts (it can be seen in the first video on my Instagram account, Basketbol Tarihi). At that time, this method was effective. Today, executing a backdoor in the same way is almost impossible. As soon as the defender sees the ball coming toward their side, they lock onto the player they are guarding. Once contact is made, the offensive player becomes stationary and cannot cut.

To play backdoor effectively today, a different approach is required. You must first start on the weak side to force the defense to sink in, then suddenly accelerate toward the ball side and deliver the backdoor pass just as the defender is about to make contact.

In short,
as I have said before, the time has come to question not only the fundamental techniques themselves, but also how we teach them.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...