Ana içeriğe atla

OYUNUN DEĞİL SİZİN KURALLARINIZ HER ŞEYİ DEĞİŞTİREBİLİR.


13 yaş grubunda bir maç düşünelim.

Sahada, yaşıtlarına göre erken gelişmiş; hem daha uzun hem de daha güçlü iki oyuncu var.

Üstelik sadece fiziksel değil, teknik olarak da öndeler: Topu yere vurabiliyor, pas verebiliyor, oyunu hızlandırabiliyorlar.

Yani potansiyelleri yüksek.

Ama sahadaki düzen buna izin vermiyor.

Klasik dizilişte onlardan beklenen basit:
Pota altına yerleşmek ve pas beklemek.

Bu yüzden oyunun temposunu başkaları belirliyor.

Daha hızlı oynayabileceklerken yavaşlıyor, oyunu domine edebileceklerken izleyici kalıyorlar.

Arkadaşlarını yukarı çekebilecek güçleri varken, onların temposuna mahkûm oluyorlar.

Dışarıdan bakıldığında fark edilmiyorlar.
Bunlar uzun boylu, ileri geri koşan iki oyuncu sadece.

Üstelik ellerine çok az top değiyor.

Ve kimse, koçlar, veliler, takım arkadaşları, hatta kendileri bile neleri değiştirebileceğinin farkında değil.

****************************

Oysa başka bir senaryo mümkün.

Kurallarımız net, topu ele geçiren oyuncu biran önce pas veya dripling ile karşı potaya gitmeye çalışmalı ve karşı sahaya gidince de önce pota altından, sonra da dışarıdan buldukları atışı yapmalı.  

Basket yedikten sonra o anda topa en yakın olan oyuncu topu çıkarmalı ve hemen karşıya baktığında, ( topu yere vurmadan )  ileride boş bir arkadaşı varsa hemen pas vermeli, eğer yoksa, boş bir arkadaşını görene kadar kendisi dripling ile karşı potaya gitmeli. Önü dolu ise, paralel pas vererek en azından topu hareketlendirmeli.

Bulunana ilk boş pozisyonda yapılan atış sonrası, potaya yakın olanlar hücum ribaunduna girmeli geride kalanlar ise savunmaya dönmeli.

Bu senaryo hakkıyla uygulandığı zaman sahada göreceğiniz genel manzara şu olacaktır;

On tane, birbirini geçmeye çalışan ve biran önce pas vermeye çalışan oyuncular. 

Ve bu oyuncuların arasında oyunu sürükleyen, oyunu domine eden, takım arkadaşlarına liderlik yapan oyuncular ..




 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...