Ana içeriğe atla

OYUN ÇOKTAN DEĞİŞTİ



Oyunu oynamak başka, oyunu okumak başka…

Çok eskilere gittiğimizde, basketbol seyircisi futbol seyircisine kıyasla farklı terimler öğrenmek zorundaydı.
Adam adama savunma, bölge savunması gibi taktikler; ribaunt, steps, üç saniye gibi kurallar; guard, pivot gibi pozisyonlar basketbola özgü kavramlardı.

Mahallede futbol oynayanlar “ver-kaç” derken, bir antrenör eşliğinde basketbol antrenmanı yapma şansı bulanlar “üçlü örme” gibi, futbol meraklılarının hiç duymadığı ifadelerle tanışıyordu.

Günümüzde ise basketbol izleyicisi, televizyon yorumcuları sayesinde oyunun kurallarını, pozisyonlarını ve temel tekniklerini büyük ölçüde öğrendi. Hatta taktik bilgi açısından, birçok izleyici artık neredeyse bir antrenör kadar oyuna hâkim.

Ancak sorun tam da burada başlıyor.

Hızla değişen ve çeşitlenen taktik varyasyonlar, çoğu eski basketbolcu olan yorumcuları zaman zaman zor durumda bırakıyor.
(Oyunculuk sonrası antrenörlük yapanları tenzih ediyorum.)

Örneğin, yirmi yıl önce basketbolu bırakmış bir yıldız oyuncu, pick and roll savunmasının hâlâ “şuta çıkmak” ya da “çıkmamak” gibi yalnızca iki seçenekten ibaret olduğunu düşünerek, antrenörün neden yanlış yaptığını anlayamadığını dile getiriyor.

Daha eski bir jenerasyondan bir başkası ise kısa devrilmenin hata olduğunu, derin devrilmenin zorunlu olduğunu savunuyor; fakat o pozisyonda savunma yardımlarının nasıl yapıldığına, zayıf tarafın nasıl kapatıldığına ya da pas açılarına hangi risklerin alındığına dair somut bir analiz sunamıyor.

Oysa milli takımımızın Avrupa Şampiyonası’nda final oynamış olması ve bugün Avrupa’nın en zor liglerinden birine sahip olmamız, oyunu okuma ve yorumlama seviyesinin de aynı hızda gelişmesini gerektiriyor. Buna rağmen, yapılan bazı yorumların oyunun geldiği noktayı yakalamakta yetersiz kaldığını söylemek yanlış olmaz.

Modern basketbolda doğru ya da yanlış; tek bir hareketle değil, o hareketin bağlamısavunmanın tepkisi ve devam opsiyonları ile anlam kazanıyor.
Bu yüzden bugünün basketbolunu, dünün doğrularıyla açıklamaya çalışmak; oyunu değil, sadece hatıraları yorumlamak anlamına geliyor.








KISA DEVRİLME 



DERİN DEVRİLME 




 POP ETMEK 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...