Ana içeriğe atla

OYUNCULAR İLE SOHBET



Koç sizin iyi oynamanızı istiyor.

Siz de iyi oynamak istiyorsunuz.

O zaman sorun nerede?

Şunu açıkça söyleyeyim arkadaşlar…


Bir şeye gerçekten ilgi duyuyorsanız — ki umarım basketbola duyuyorsunuzdur — o konuda bilgi sahibi olmak için ekstra çaba göstermeniz gerekir.

Sadece maçı izlemek, antrenmana çıkmak, verilen drill’i yapmak sizi “basketbolu bilen” oyuncu yapmaz. 

Sahada yaptığınız şeyin nedenini bilmiyorsanız, sadece hareket ediyorsunuz demektir.

Etrafınıza bakın. Yaptığı işi neden yaptığını bilmeden çalışan binlerce insan var.
Siz onlardan biri olmayın.

Basketbol dışarıdan zorlamayla oynanırsa bir süre sonra heves olur ve biter. Bu oyun içinizden gelmeli. 

Tutkuyla oynamalısınız. 

Çünkü basketbol, sadece top sürmek ve şut atmaktan ibaret değil; onlarca parçadan oluşan bir oyun.

Bugün birçok genç oyuncu, oyunun sadece küçük bir kısmını bilerek sahaya çıkıyor. 

Sonra da sahada karşılaştığı her şey ona sürpriz geliyor.
“O neydi şimdi?”
“Bu nasıl oldu?”

Sürpriz yaşamak istemiyorsanız oyunun tamamını öğrenmeye çalışmalısınız. 

Bunun yolu da sürekli düşünmekten, merak etmekten ve aklınızı kullanmaktan geçiyor.

Soru sorun.
Konuşun.
Okuyun.
Dinleyin.
Anlatın.

İçinizde tutarak gelişemezsiniz.

Yoksa hayat boyu “beni hiçbir koç anlamadı” diyen ama aslında kendini anlatmamış oyunculardan biri olursunuz. 

Onları bilirsiniz… Arkadaş ortamında anlatırlar, herkes gülümser ve konu kapanır.

Kapının önünde beklemeyin.
Kapıyı çalın.

Bugün NBA’de harika fiziğe ve atletizme sahip, ribaunt alıp smaç basan birçok oyuncu var ve büyük paralar kazanıyorlar. 

Ama sıradan fiziğe sahip olup oyunu çok iyi bildiği için daha çok konuşulan oyuncular da var.

Bazen “Ne smaçtı ama!” diyoruz.
Bazen de “O pası nasıl gördü?” diyoruz.

İşte fark burada.

Oyunu bilen oyuncu, eksiklerini kapatır.


Fiziği sınırlı olabilir, atletizmi sıradan olabilir ama aklıyla fark yaratır.

Mesela şutu zayıf bir guard düşünün. 

Savunmacısı yardıma gidiyor. O ne yapıyor? 

Kenarda beklemiyor. 

Boşalan alanı görüyor ve potaya kat ediyor. 

Ya boş atış buluyor ya hücum ribaundu alıyor. 

Çünkü oyunu okuyor.

Driplingi zayıf bir şutör nasıl şut buluyor?
Perde kullanmayı öğrenerek.

Uzun bir oyuncu topu tam saha nasıl getiriyor?
Vücudunu ve kollarını doğru kullanarak.

Kısa bir oyuncu uzunun üzerinden nasıl sayı atıyor?
Temas alarak.

Bacakları zayıf bir oyuncu atletik birini nasıl savunuyor?
Mesafeyi doğru ayarlayarak, fake kullanarak.

Bunların hepsi öğrenilebilir şeyler.

Ama öğrenmek için merak etmeniz gerekiyor. Çaba göstermeniz gerekiyor. Çünkü bir noktadan sonra sizi buraya getiren fizik ve yetenek tek başına yetmez.

Gerçek farkı yaratan şey şu:
Oyunu ne kadar bildiğiniz.

Ve o bilgi, size kimse zorla yükleyemez.
Onu istemeniz gerekir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...