Ana içeriğe atla

SERTLİK SORUNU




Dört senelik altyapı tecrübem sırasında bana gelen ilginç konuları not almış ve ileride paylaşmak amacı ile saklamıştım.

Hoşunuza gideceğinizi düşündüğüm bu notların birinicisi...


ANTRENMANDA SERTLİK SORUNU 

 

Sevgili arkadaşım, 

Yaz antrenmanlarında birebir veya ikiye gibi serbest hücum ve savunma çalışmaları sırasında, yapılan sert müdahalelerin faul olup olmadığını net bir biçimde görebiliyorduk. 

 

Ve oyunculara silindir prensibine bağlı kalarak hangi hareketin faul hangi hareketin faulsüz sertlik olacağını izah etme şansımız vardı. 

 

Hatta basketbola başlarken bizlere öğretilen topu tutan oyuncuya yapılan blokaj dirilini bile yaptırdık. (Topun üzerine iki el ile uzanarak kapatmak) 

Ancak zamanla bazı pozisyonlarda zayıf kaldığımı düşünerek, eski bir hakem arkadaşa danıştım. 

Gelen cevaplar maalesef pek içi açıcı değildi, önce bana doğrusunun nasıl olduğunu anlattıktan sonra, bu kuralın yoruma açık olması nedeni ile belirli bir standart tutturmanın zor olduğunu söyledi. 

 

Ben, yine ( pas alış verişi sırasında ) silindir kuralına uyarak antrenmanlara devam ettim. 

Zaman zaman çıkan ufak tefek tartışmalara rağmen bir şekilde agresif savunma altındayken, hücum düzenlerini belirli seviyeye getirdik.

  

Geçtiğimiz hafta bir hazırlık maçı yaptık. Bizden yaşça büyük ancak daha da önemlisi çok daha güçlü oyuncular karşısında mücadele verdik.

 

Bizim antrenör yardımcılarımızın idare ettiği bu maçta, daha önce anlattığım silindir kuralının yanına bile yanaşılmadı. 

 

Rakip oyuncular, topa sahip olan oyuncumuzu, kat eden oyuncumuzu, ribaunda giren oyuncumuzu ve box eden oyuncularımızı her defasında silindirine girerek itti.

 

2. lig tecrübesine sahip eski bir oyuncu olan yardımcı koçumuz, bunların normal olduğunu faul olmadığını söyledi. 

 

Maçtan sonraki toplantıda oyuncularımıza antrenmanları maç şiddetinde yapmamız gerektiğini anlattık ve ilk antrenmanımızda, topu sıkı tutmak ve topu korumak üzerine çalışmalara ağırlık verdik. 

 

İkinci antrenmanımızda ise hücum düzenlerini çalışırken, topu tutan oyuncuya yapılan baskının çok sert olması dolayısıyla, iki oyuncu arasında kısa süren bir tatsızlık yaşandı. 

 

Şu anda takımızda, ileride Türkiye liglerinde oynayabilecek en az dört beş oyuncu olduğunu düşünüyorum. 

 

Ve bu çocuklar için 06.00 da uyanıp sabah antrenmanına gidiyorum. 

 

Bu sorunu nasıl aşarız bana yardımcı olursan sevinirim. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...