Altyapıda genel olarak iki farklı oyun kurucu profiliyle karşılaşıyoruz.
Birinci tip oyun kurucu, topu baskı altında getirirken tek bir şey düşünür: Topu kaybetmemek. Bu yüzden ne savunmanın dengesini bozmaya çalışır ne de ortaya çıkan avantajı kullanır.
Aynı oyuncuya bu kez "baskıya hücum et" dediğinizde ise bu defa tam tersini yapar; rakip savunma geri çekilip set savunmasına yerleşmiş olsa bile aklına hücumu organize etmek gelmez.
İkinci tip oyun kurucu ise oyunu okur. Topu set kurmak amacıyla getirirken, karşısında baskı görürse bunu hemen cezalandırır ve kolay sayı arar.
Ancak "baskıya hücum et" görevi verilmiş olsa bile, rakip savunma geri çekildiğinde ısrarla zorlamaz; takım için en doğru hücum düzeni hangisiyse ona geçer.
İşte oyun kuruculuğun özü de budur.
Oyun kuruculuk; sadece topu getirmek, set başlatmak ya da baskıyı kırıp sayı üretmek değildir. Asıl değerli olan, hangi durumda neyi, ne zaman yapacağını bilmektir.
İyi oyun kurucular hücumu ezberle yönetmezler; savunmanın verdiği bilgiye göre karar verirler.
Çünkü basketbolda en değerli özelliklerden biri, doğru kararı doğru zamanda verebilmektir.
Yorumlar
Yorum Gönder