Ana içeriğe atla

VÜCUT DİLİ SANDIĞINIZDAN DAHA ÖNEMLİ



Vücut Diliniz Siz Konuşmadan Konuşur

Psikologlar, iletişimin büyük bölümünün sözsüz gerçekleştiğini söyler. İnsanlara verdiğiniz mesajın önemli bir kısmı ağzınızdan çıkan kelimelerle değil, duruşunuz, bakışınız ve beden dilinizle iletilir.

Bu yüzden vücut dilinizin ne anlattığının farkında olun.

Bir antrenörü düşünün. Oyuncularının kambur durduğunu, konuşulurken etrafa baktığını ya da topu gelişigüzel sektirdiğini gördüğünde çoğu zaman şu izlenimi edinir:

"Dikkatini vermiyor. Umursamıyor. Disiplinsiz. Dinlemiyor. Anlatılanları gerçekten özümsemiyor. Daha iyi olmayı yeterince istemiyor."

Üstelik oyuncu tek kelime etmeden...

Bu nedenle iki şeyi unutmayın:

  1. Ağzınızı açmadan da çevrenizdekilere sürekli bir mesaj verirsiniz.
  2. Bu mesajın ne olduğunu bilmek sizin sorumluluğunuzdur.

Şu anda nasıl oturuyorsunuz?

Duruşunuz "İlgisiz", "Yorgun", "Bana fazla geliyor", "Gelişmek istemiyor" izlenimi mi veriyor?

Antrenör konuşurken nasıl duruyorsunuz? 

Ayaklarınızı sürüyerek mi bekliyorsunuz? 

Yere mi bakıyorsunuz? 

Salonda olup bitenle mi ilgileniyorsunuz? 

Kapı her açıldığında başınızı çeviriyor musunuz?

Yoksa tüm dikkatinizi antrenörünüze mi veriyorsunuz? 

Hafifçe öne eğilmiş, göz teması kuran ve aktif bir dinleyici gibi mi duruyorsunuz?

Vücut diliniz, karakteriniz hakkında düşündüğünüzden çok daha fazla ipucu verir.

Bu yüzden sahaya her çıktığınızda yalnızca sözlü iletişimde değil, sözsüz iletişimde de takımın örnek oyuncusu olmaya çalışın.

Bazen sadece doğru bir duruş ve göz teması bile antrenörünüzün size daha fazla güvenmesini ve size daha iyi rehberlik etmesini sağlar.

Üst düzey takımlarda bunun bir kültür hâline getirildiğini görürsünüz. Takım toplandığında konuşan kişinin herkes tarafından görülebilmesi ve herkesin de konuşan kişiyle göz teması kurabilmesi beklenir. Çünkü gerçek dikkat ve saygı, önce göz temasıyla başlar; ardından dinleme ve öğrenme gelir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...