Ana içeriğe atla

ANDA KALMAK / EKREM MEMNUN



Geçtiğimiz günlerde sevgili Murat Özyer’in organize ettiği Evde Koçlarla Sohbet organizasyonunun misafirlerinden biri de Ekrem Memnun’du.

Başarılı koç Türkiye’de oldukça yeni bir konu üzerine çalışıyor. Kurmuş olduğu şirketin kuruluş amacını anlatan cümleleri Aether Academy’nin web sitesinden buraya taşıyorum.


https://aetheracademy.net

Ekrem’le daha önce bu konuları uzun uzun konuşama rağmen telekonferansı yine merakla ve ilgiyle izledim. Ve yine fazlasıyla etkilendiğimi söylemeliyim. 

Geçmişte yaşadığım ve nasıl gerçekleştiğini anlamakta zorlandığım başarıların ve başarısızlıklarının nedenlerini Ekrem’in verdiği bilgiler sayesinde bugün daha açık görme şansım oldu.

Bu yazıda Ekrem’in konuşması sırasında aldığım notlardan çıkardığım özetleri paylaşacağım. 

*Antrenörlük hayatım boyunca beni en çok zorlayan şey oyuncularımın antrenmanlara ve maçlara yeteri kadar odaklanamamasıydı. Bu nedenle en iyi performanslarını gösteremiyorlardı.

*Biraz daha düşününce bazen benim de geçmişe takılarak odaklanmadığım anlar yaşadığımı ve aynı oyuncular gibi en iyi performansımı gösteremediğimi fark ettim.

*Ve bu konunun üzerine eğilmeye karar verdim. 

Konu, oyuncuları, yöneticileri ve koçları kapsıyor ancak ben burada, Ekrem sadece altyapı koçları ile konuşuyormuş gibi sözlerini özetleyeceğim.

Ekrem’in ekrana getirdiği ilk görüntü, kendisinin de defalarca tekrarladığı gibi, hepimizi düşünmeye sevk etti. 

Görüntüde, bir uçak kalkış anında ve hostes herhangi bir sorun çıktığında oksijen maskelerini önce kendimize daha sonra çocuklarımıza takmamızı tavsiye ediyordu.

Önce kendimiz sağlıklı olmalıyız ki başkalarına yardım edebilelim. 

Bunu konuyu basketbola taşıdığımızda biz antrenörler, çocuklara yardımcı olmak için her konuda donanımlı olmalıyız . 

Sadece anlatmak öğretmek için yeterli değil, konuşmamızla, hal ve tavırlarımızla onlara örnek olmalıyız. 

Ekrem, daha sonra yine harika bir örnek ile oyunculara herhangi bir şeyi öğretirken detaylı ve tam olarak anlatılmasının ne derece önemli olduğundan bahsetti.

Altyapılardaki en büyük sorunumuz ; yeterli temel teknik öğretilemeden oyunculara karışık düzenler öğretmek..

-Artık bunu da ben mi öğreteceğim ? EVET ! sen öğreteceksin. 

Oyuncular zıplamayan topa, kayan parkeye, kenarda oturan velisine, maçlarda hakem kararlarına, kaçırdığı atışa , az oynamaya ve bunu gibi onlarca soruna kafayı takıp, ana odaklanamıyorlar. 

Maksimum performans için ana odaklamak şart, evet bir şekilde bu konuyu halletmeniz gerekiyor. 

Ama durun! Siz o ana odaklanabiliyor musunuz ? 

Önce kendinizi eğitin mesela;  maçlarda hakemin verdiği kararlara kafayı takmayarak başlayabilirisiniz. 

Ekrem basit bir soru sordu ; oyuncular istediklerimizi neden yapamazlar ?
Öğrenmedikleri için veya öğrenmek istemedikleri için ?

Neden öğrenmek istemiyor  ?  Sormak, araştırmak gerekli açıkçası İLETİŞİM gerekiyor ….



Ardından sizce, yetenek mi ? yoksa efor mu? diye bir soru yöneltti .

Aklıma müthiş yetenekli ama efor vermediği için yıldız olmayan oyuncular, sınırlı yetenekler sahip olan ancak herkesten çok çalışıp milli takıma yükselen oyuncular geldi. 

Yetenekli oyuncuların efor vermesini sağlayabilmek ! 
Ne güzel olurdu…

Ve ekrem formülü verdi :
  
YETENEK + EFOR = BECERİ
BECERİ   +  EFOR = BAŞARI 

Kurslarda genç antrenörlere sorup ve cevap alamadığım bir konuya değindi Ekrem;

Hedef belirlemek ! Hedefiniz nedir? 

Euroleauge şampiyonu olacağım diyerek yola çıkmak çok mu hayali geliyor size ? Eğer bilinçli bir çalışma uygularsanız ulaşabilirsiniz. 


Bildiğiniz gibi Ekrem Memnun Euroleauge kupasını kaldırdı. 

PLANLI VE BİLİNÇLİ ÇALIŞMA nasıl yapılır ?

Ekrem bunları öğretiyor ve size yol gösteriyor.

Başarılı olmanızı engelleyen sorular neler ? 

Kontrolünüz dışında olanlar hangileri ?

Kontrolünüzde olanlar hangileri ? 

Kontrolünüzde olanları çözdüğünüzde kontrolünüz dışında olanların bazılarına ulaşabilir misiniz ?

Bu harika organizasyonu yapan Murat Özyer'e buradan bir dafa daha teşekkür ederim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...