Ana içeriğe atla

OYUNCULARA BİLDİĞİMİZ HER ŞEYİ ÖĞRETEMEYİZ


Bu yazıda örnek olarak uzun oyuncuları verdim ancak tüm pozisyonlar için aynı yönetemle çalışma yapılabilir.  

Hepimiz sabırsızız, koçlar bildiği her şeyi oyunculara öğretmeye çalışıyor, oyuncular bir hareketi öğrenmeden öbürüne geçiyor. 

Pota altından şut atamayan oyuncu üçlük atmaya çalışıyor. 

Adam adama savunma kurallarını bilmeyen koçlar zone pres yapıyor.

Her şeyi öğretmek imkansız kabul ediyorum ama bugün Süper Lig’deki uzun oyuncuların bu kadar sınırlı hücum gücünü gördüğüm zaman  neden planlı bir çalışma yaparak uzun oyuncu yetiştirmiyoruz diye hayıflanıyorum. 

Sadece içine vurabilen çember altında topu almayınca hiç bir işe yaramayan oyunculardan, sadece potanın sol tarafından ve yine rakibin sadece sol tarafından ( kendi sağ el tarafına ) çembere gitmeye çalışan, (hiç şutu olamayan ) oyuncular  görüyoruz.

Bir hareketi antrenmanda oyuncularınıza defalarca tekrar ettirirseniz her oyuncu kendine göre değişen bir sürenin sonunda belirli bir eşiğe ulaşır. 

İşte ulaşılan bu eşiğin ötesinde oyuncu hareketi yaparken özel dikkat göstermeye gerek duymayacaktır. 
 Aynı yürümek, dişinizi fırçalamak gibi… 

Eğer antrenmanlarınızda sadece bu hareketi değil de birçok hareketi tekrar edecek olursanız oyuncularınız farklı farklı süreçlerde eşiğe ulaşacaklar ancak ortalama olarak biraz daha gecikeceklerdir.

Örnek vermek gerekirse, göğüsten pas, baş üstü pas, tek elle pas gibi pas çeşitlerini kapsayan bir çalışmayı ,sadece göğüs pası için yapılan bir çalışma ile kıyaslarsanız ,sadece göğüs pası çalışan oyuncular bu eşiğe daha çabuk ulaşacaklardır.




Şimdi bu örnekten yola çıkarak uzun boylu oyuncular için daha gelişmiş bir hareketi ele alalım, dönerek ve zıplayarak şut . 
( Turn around jump shoot ) 

Diyelim ki ,her sabah ( solak olayan ) bir oyuncunuza bireysel antrenman yaptırıyorsunuz, oyuncunun alçak postta, sadece sağ taraftan ve sadece çizgi tarafına dönerek bir saat süresince doğru teknikle 200 civarı şutu atıyor. 

Ve bu antrenmanlarınızı bir ay sürdürüyorsunuz. 

Diğer tarafta ise başka bir takımın (solak olmayan) uzun oyuncusu, yine her sabah bireysel antrenman yapıyor. 

O bu antrenmanlarında önce sağ alçak postta, önce dipten sonra, ortadan dönerek şut atıyor daha sonra dipten ve ortadan drop step sonu bazı atışları yapıyor. 
Daha sonra sol tarafa geçiyor ve aynı hareketleri tekrar ediyor. 


Akşam antrenmanlarında ise ısınma drili olarak soldan sağ elle çengel atış ve yine soldan sağ elle smaç çalıştırıyorsunuz. Ve daha sonra beşe beş maç yapıyorsunuz.

Eğer oyuncuların arasında ciddi bir fiziksel ve yetenek farkı yoksa hangisi daha çok gelişir ?





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...