Ana içeriğe atla

FARKLI BİR ZONE SAVUNMA 1


"Alt yapıda maç kazanmak için" başlıklı eski bir postu görünce antrenörlük yaşantımda kullandığım ve işime yarayan bazı taktik bilgileri buradan paylaşmayı düşündüm.


Japonya’da yapılan Dünya Basketbol Şampiyonası bittikten sonra, TBF’nin geniş arşiv odasından Türk televizyonlarının vermediği maçları seyrediyordum. 

Brezilya -Yunanistan maçı yanılmıyorsam devre 28 sayı ile Yunan takımının üstünlüğünde bitti . İkinci yarı Brezilya yedek oyuncuları ile bir tür zone savunmaya başladı, tam sahadan başlayan bu savunma sayesinde farkı kapattı ve hatta bir sayı öne geçti ancak son saniyelerde tartışmaya açık bir iki faulle maçı kaybettiler. 

Daha sonra kopyasını aldığım bu maç içinde uygulanan zone savunmayı bol bol izleme fırsatım oldu ve öğretilmesi sanıldığından daha kolay bu savunmayı daha sonraki antrenörlük hayatımda kullandım. 

Ancak daha sonra, agresif oyuncuların fazla düşünmeden kolayca uygulayacakları bu savunma yerine, çok daha geliştirilmiş ve adam paylaşmaya uyarlanmış halini kullanmaya başlayınca bu savunmadan vaz geçtim.


Ben yine de, gençler seviyesinde ve kadın takım organizasyonlarında rahatlıkla kullanılabilecek bu savunmayı kısa sürede öğretilebileceği için uygulanabileceğini düşünüyorum. 

Ve savunmanın ilk bölümünü burada paylaşıyorum.




Basketlerden sonra, ya da top rakip sahadayken 2-1-2 zone savunmanın önünde oynayan oyuncular arka arkaya dururlar biri öndeki topa baskı yaparken, arkadaki oyuncu arkadaşının geçilmesi durumunda topu durdurmak için topa atlar . Geçilen oyuncu ise arkadaşının yerine koşar. ( ikli sıkıştırma koçun seçimidir) 




Eğer top elinde olan oyuncu ilerideki bir oyuncuya pas verirse ,arkadaki oyuncu pası alan oyuncuya baskıya gider öndeki oyuncu yine arkaya arkadaşının bulunduğu noktaya koşar.  





Eğer top tekrar ortaya gelirse , arkadaki oyuncu yine yukarı koşarken diğer oyuncu arka ortaya yani eski yerine koşar .

Eğer yandan gelen top ortadan ani bir pasla diğer tarafa ya da bir kenardan bir kenara atılırsa mesafe uzun olduğunda arkadaki oyuncuların yardımları başlar. 





Kenardan kenara atılan pasa arkadaki oyuncu yükselir topu durdurur ve ortadaki oyuncu gelene kadar eski yedine geçer.


Top kapmak ya da ikili sıkıştırma riskler içerir ancak bu koçun tercihine kalmıştır. 

Yorumlar

  1. Cem hocam, Coleen Dufresne adlı bir antrenörün seminerinde izlemiştim. Youtubetan tabi. Full court Run and Jump. Pilot takım dediğiniz gibi kız takımı idi.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...