Ana içeriğe atla

ASİST YAPACAK OYUNCUYA PAS






Antrenör arkadaşlarla ne zaman hızlı hücum üzerine konuşsak, hep aynı noktayı vurguluyorum.

Topu kim alırsa alsın, önceliği dripling değil pas olmalı. 

Eğer ileride boş durumda bir takım arkadaşı varsa top hemen ona gitmeli. Böyle bir pas imkânı yoksa, ancak o zaman oyuncu dripling ile ilerleyip yeni bir pas açısı oluşturmalıdır.

Ne yazık ki hızlı hücum bir set hücumu olmadığı için birçok antrenör antrenmanlarında bu konuya yeterince zaman ayırmıyor. Çoğunlukla topun mutlaka oyun kurucunun elinde olmasını tercih ediyorlar. Oysa hızlı hücumun doğası buna her zaman izin vermez.

Son çalıştırdığım takımlarda bu prensibi büyük bir ısrarla uyguladım. Buna rağmen, hatta belki de bunun sayesinde, beş oyun kurucunun profesyonel kontrat alması bana şunu gösterdi: Hızlı hücumda topu paylaşmak, oyun kurucuların gelişimini engellemez. Tam tersine, doğru karar verme becerilerini geliştirir.

Bu yaklaşımın iki önemli faydası olduğunu düşünüyorum. Birincisi, takım daha fazla hızlı hücum sayısı üretir. İkincisi ise açık sahada yalnızca oyun kurucu değil, diğer oyuncular da top kullanmayı, doğru pası vermeyi ve karar almayı öğrenir. Bu da uzun vadede oyuncu gelişimine çok önemli katkı sağlar.

İlişikteki görüntüde pası vermeyen oyuncu ve koçu, yapılan faul nedeniyle pozisyonu çok da kaçmış gibi değerlendirmiyor olabilir. Ancak işaret ettiğim pas zamanında verilseydi büyük ihtimalle kolay bir basket gelecekti. Daha da önemlisi, o basket sadece topu süren oyuncunun değil, doğru koşuyu yapan ve doğru yerde bulunan iki takım arkadaşının katkısıyla kazanılmış olacaktı.

Hızlı hücumun özü de zaten budur: Topu değil, avantajı paylaşmak.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...