On yedi yaşında genç bir oyuncuyken, ağzına kadar dolu Spor Sergi Sarayı'nda, bir Fenerbahçe Galatasaray maçının en heyecanlı anında, Amerikalı antrenörümüz beni oyuna sokmuştu. Yaşadığım güven patlaması ile, bir şut sokup ardından kaptığım top ile bir de turnike atmıştım. Rotasyonda benim önümde olan tecrübeli iki abinin kenarda oturması, trübündeki eski basketbolcu abilerin hoşuna gitmedi ki , idareciye, benim de duyabileciğim yüksek sesle ,"koça söyle Cem'i çıkarsın X'i oyuna soksun" diye bağırmışlardı. Çıkış o çıkış, ancak üç sezon sonra tecrübeli oyuncular transfer olup da takımdan gidince takımın önemli bir oyuncusu olabildim. DÖRT ARTI BİR KURALI Bu sene yabancı oyucu sayısında ( bir tane bile olsa ) azalmaya gidildi. Bunun yanı sıra bütçelerin iyice düşmesi ile ülkemize gelen çoğu yabancı oyuncunun eskisi kadar kaliteli olmadığı da ortada. Artık daha çok Türk oyuncuyu sahada görmeye başladık. Biraz erken olsa da, ( önümüzdeki günlerin ne geti...