Ana içeriğe atla

ALTYAPI KOÇLARI "DİKKAT"




Genç bir koçken, duayen bir antrenörle birlikte o dönemin çok popüler bir koçunun antrenmanını izliyorduk.

Koç, antrenman boyunca yüksek sesle yaptığı espriler ve söylediği zekice cümlelerle adeta bir gösteri yapıyordu. Üstelik söyledikleri gerçekten akıllıcaydı. Açıkçası ben de oldukça etkilenmiştim.

Yanımdaki duayen koç bana dönüp gülümsedi.

"Hoşuna gitti, değil mi?" dedi.

Başımı sallayınca şu cümleyi ekledi:

"Cem, öğretmiyor... Sadece ne kadar akıllı olduğunu hem bize hem de oyuncularına gösteriyor."

Aradan yıllar geçti ama o cümleyi hiç unutmadım.



Neden böyle bir giriş yaptım?

Bugün sosyal medyada yüzlerce, hatta binlerce bireysel antrenman videosu görüyoruz. Gerçekten çok yetenekli genç antrenörler var. Hareketleri mükemmel yapabiliyorlar, biyomekaniğini biliyorlar, en ince ayrıntısına kadar analiz edebiliyorlar.

Ama bir hareketi bilmek, onu yapabilmek ya da anlatabilmek; onu öğretebilmek anlamına gelmiyor.

Hatta bazı hareketler dışarıdan son derece basit görünmesine rağmen bazı oyuncular için öğrenmesi inanılmaz zordur. Öğrenseler bile maçta kullanamazlar.

Altyapı ile çalışmaya başlamadan önce genelde tavsiye aldığım bir koç arkadaşım bana şöyle demişti:

"Oyunculara, adeta başka antrenörlere anlatıyormuş gibi anlatmayı dene "

Yaşayarak öğrendim.

Ol mu yor.

Çünkü oyuncunun bilgi düzeyi, algısı, korkuları, alışkanlıkları ve öğrenme hızı sizden tamamen farklı.

Bir şeyin neden doğru olduğunu anlatmanız, onun bunu yapabileceği anlamına gelmiyor.


Bu bana yıllar önce çocuk eğitimi üzerine okuduğum bir kitaptaki şu düşünceyi hatırlatıyor:

"İnsanın bütün yetenekleri içinde en geç ve en zor gelişeni akıldır. Diğer bütün yetenekler akıl yardımıyla geliştirilir. Eğer çocuklar akıl düzeyinde düşünebilselerdi zaten eğitime ihtiyaç duymazlardı. Küçük yaşlardan itibaren anlamadıkları bir dille karşılaşmaları, onları sözcük yığınları altında ezerek düşünmeden tekrar etmeye yöneltir."

Basketbolda da durum çok farklı değil.

Biz bazen oyuncuya, henüz hazır olmadığı bir düşünme biçimini öğretmeye çalışıyoruz.

Oyuncunun anlayacağı dili bulmak yerine kendi bilgi seviyemizden konuşuyoruz.

Oysa iyi antrenör; en karmaşık bilgiyi en basit hale getirebilen kişidir.

Oyuncu sizin ne kadar akıllı olduğunuzu değil, sizin sayesinde ne kadar geliştiğini hissetmelidir.

Bu nedenle sosyal medyada izlediğiniz videolardaki "Bakın ben ne kadar akıllıyım." anlamına gelen cümlelerden çok etkilenmeyin.

Asıl sorulması gereken soru :

"Bu bilgiyi, 14-15 yaşındaki bir oyuncunun anlayacağı ve uygulayacağı hale nasıl dönüştürebilirim?"



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...